Ben uyurken !!!

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Ben uyurken !!!
Ben , büyük bir şirkette orta düzey yönetici olarak çalışmaktayım. Otuzlu yaşlarımın ortasına kadar evlenemedim. Hayatımda çok çeşitli kadınlar oldu ancak hiç biri ölene kadar birlikte uyanmak isteyeceğim türden değildi.

Ama sonunda iki yıl kadar önce bir arkadaş toplantısında Suzan’la tanıştım. Daha ilk görüşte aşık oldum ve çıkmaya başladık. O da bana aşık olmuştu. Çıkmaya başlamamızdan çok kısa bir süre sonra da evlendik.

Muhteşem iri göğüsleri vardı. Kalçaları yuvarlak ve biçimliydi. Dolgun dudakları, bembeyaz dişleri ve afacan bir gülüşü vardı. Oval iri yeşil gözleri beni ve tahmin ediyorum ona bakan her erkeği hipnotize ediyordu. Uzun dalgalı siyah saçları pırıl pırıldı. Daha yirmi sekizde, benden altı yaş daha gençti.

Suzan benden önce liseyi bitirir bitirmez okul aşkıyla evlenmiş. Ancak adam tam bir kazmaymış. Tek düşüncesi eteğinin altı ve iki bacak arasıymış. Oysa Suzan bağımsızlığına düşkün zeki bir kadındı. Adamdan kısa sürede ayrılmış.

Suzan bir iki kadeh içti mi, yatakta çok atak ve agresif olur. Alkol onun tüm çekingenliği ve sakin halini yok eder. Dans etmek çok hoşlanır. Az veya çok fark etmez, azıcık içki içmişse eve döndüğümüzde adeta bana saldırır.

Seks hayatımıza gelince, bir erkeğin sikini ağzına almaktan hoşlanmaz, fakat beni mutlu ettiğini bildiği için sikimi emer, yalar ama ağzındaki spermlerimi gider lavaboya tükürür ve mutlaka dişlerini fırçalar.

Bir tavşan gibi sikişir, bir kovboy gibi üstüme biner ve beni boşaltana kadar üzerimde tepinir. Neredeyse her gece sevişmemizden ve benim 16 santimlik aletimden mutlu görünüyor. Gelelim konumuza

nerdeyse on yıldır yakın arkadaşız.Metin’le ben Evlenmeden önce onunla ayrılmaz bir ikiliydik. Etrafımızda bir sürü kadın vardı ve günümüzü gün ederdik. Ben Suzan’la tanışmadan önce iş değiştirerek Adana’ya yerleşmişti.

Metin tam kadınların beğendiği bir tipe sahipti. Benden biraz uzun ve yakışıklı bir adamdı. Kadınlar sürekli onun peşinde koşar, o da hiç birini nasipsiz bırakmazdı.

Arkadaşlığımızın ilk dönemlerinde bir süre aynı evde de kalmıştık. Yatak odasından gelen şehvet çığlıklarına bakılırsa kadınları memnun ettiği de aşikardı. Bir gün bilmeden odasına girdiğimde, üst tarafı tamamen çıplak, güzel genç bir piliç, ağzına Metin’in siki almış yalıyor olduğunu gördüm. Kız beni duyunca telaşlanıp siki ağzından bıraktı. Ortaya neredeyse bir atın siki büyüklüğünde bir sik çıktı. En az yirmi beş santim vardı ve kafası neredeyse bir tenis topu büyüklüğündeydi.

Kız utangaç bir edayla gülümseyerek bana döndü. Ne yerinden kalktı, ne üstünü örtmeye çalıştı ne de Metin’in aletini külotuna sokmayı denedi. Sadece biraz mahcup “Selam!” deyip işine döndü. Koca sikin sallanmasından adeta hipnotize olmuştu. Önce güldüm ardından özür dileyip odadan çıktım. Odasına kadın attığında neden bu kadar çok inleme ve çığlıklar geldiğini anlamıştım. İkimize de yetecek büyüklükte siki vardı. Kendimi biraz yetersiz hissetmiştim.

Metin’i neredeyse iki yıldır görmüyordum. Bir gün beni aradı ve yeniden İstanbul’da iş bulduğunu ve beni ve beni eve bağlayan kadını görmek istediğini söyledi. akşam bize gelmesini, yeniden buraya geldiğine çok memnun olduğumu söyledim.

Ertesi ğün akşam bize geldi. Çok memnun olmuştum. Suzan’dan hoşlanmış görünüyordu. Aynı şekilde Suzan da ondan hoşlanmıştı. Aslında her arkadaşımdan hoşlandığı gibi hoşlanmıştı.

Bir kaç içk**en sonra Metin’i karımın kalçalarını izlerken yakalamıştım. Hak vermemek elde değildi, zira muhteşem kalçaları vardır. geniş ve dik

Metin, muhteşem bir kızla tanıştığını, eğer bizim içinde uygun olursa birlikte bir yerlere gidebileceğimizi söyledi. Suzan hemen kabul etmiş onaylamıştı. Metin de dans etmekten hoşlanırdı. Bu nedenle cumartesi gecesi için iki çift dans da edebileceğimiz bir yere gitmek için sözleştik.

Cumartesi günü Metin, akşamüzeri saat altı buçuk gibi bizim eve geldi. Yanında tam bir sarışın bir afet vardı, adı Hülya. Uzun bacaklı biçimli göğüslere sahip bir hatundu. Sürekli gülümseyen güzel bir yüz vardı. Gülümsemesinin sıcaklığı bir buz dağını eritebilirdi.

Metin bizce sorun yoksa kendi arabasıyla tek araba olarak gitmemizi önerdi kabul ettik.

Her iki kadında, bacaklarını ve memelereni sergileyen kısa ve derin dekolte elbiseler giymişlerdi. Önce bir yere yemeğe gittik ve orada içmeye şarapla başladık. Yemek bittiğinde çakır keyif olmuştuk. Benim gözlerim Hülya’nın göğüslerine takılmış sürekli onlara bakıyordum. O kadar iriydi ki memeleri sutyene zor sığıyorlardı. Hülya da adeta sergilemek ister gibi sürekli öne eğiliyor, o eğildikçe memeleri zaten açık olan elbisesinden dışarı taşıyordu.

Ben onu sevgilisinin memelerine odaklanmışken Metin de gözlerini karımın iri memelerinden alamıyor, sürekli onlara bakıyordu.

Metin’le biraz eskilerden konuştuktan sonra istiklalde dans da edebileceğimiz ek**en beri gittiğimiz bir bara gitmeye karar verdik.

Suzan’la arka koltuğa oturduk. Suzan elini kucağıma koyup pantolonumun üzerinden sikimi okşamaya başladı. Sanırım benim Hülya’nın memelerine baktığımı fark etmişti. Gözlerinden gecenin bundan sonraki bölümünde muhteşem vakit geçireceğimizi anlıyordum. Alkol onun arzularını kamçılıyordu.

Saat on civarı bara vardık. Dans pistine yakın bir duvarın dibindeki masaya oturduk. Arada dans ettik, içtik, gene dans ettik; ortam muhteşemdi.

Hülya seyrediliyor olmaktan hoşlandığını gizlemiyor, Metin ise karımın cazibesine kapılmış sürekli onu izlediğini görüyordum. Sonra ben Hülya’yla, Metin de karım Suzan’la dansa kalktık. Hızlı bir parça çalıyordu. Müziğin ritmiyle dans eden Hülyanın memeleri müziğin ritmiyle zıplıyorlardı. Suzan da beklediğimden daha iyi dans ediyor, müziğin ritmiyle salladığı kalçaları sanırım Metin’i baştan çıkarıyordu.

O anda Metin’in yüzene yerleşmiş hain bir ifadeyle karımın vücudunu seyrettiğini gördüm. Nedenini anlamıştım. Minyon vücutta koca göğüsler oldukça göz alıcı görünüyordu. Bu iki özellik her kadında bir arada bulunmazdı. Suzan’ın ince belini tek elinle kavrayıp vücudunu kolayca sikinin üzerine bastırabilirdin.

Derken müzik bitti ve slov bir parça başladı. Biz de birbirimizin kadınıyla dans etmeye devam ettik. Hülya’nın teması en az bakışı ve gülümsemesi kadar muhteşemdi. O harika göğüslerini bana sürttürerek dans ediyorduk. Suzan da başını Metinin göğsüne dayamış, kendini iyice adama bastırarak dans ediyordu. İçerisi loştu ama ben Metinin elinin biriyle karımın kalçalarını okşadığını görüyordum. Bu bana sanırım alkolün bir oyunuydu. Bunu bana yapamazdı, zaten öyle bir şey yapsa karım onu tokatlar yanından uzaklaşırdı.

Metin de ben de yavaş yavaş sarhoş oluyorduk. Kızların da bizden pek farkı yoktu. Saat bir buçuk civarı dönmeye karar verdik. Kendimizi arabaya atınca Metin onlara gidip son içkilerimiz de orada içmemizi teklif etti.

Metinin evine varınca Suzan banyoya gitti. Orada biraz uzu kalınca, merak edip bakmaya gittim. Kapıyı tıklattım, açıp hemen beni içeri çekti. Ateş parçasına dönmüş kızışmış bir haldeydi. Kalçalarımdan yakalayıp beni kendi üzerine çekti. Ateşli şekilde öperken, amını da hızla sertleşmeye başlayan sikime doğru sıkıca bastırıyordu. Ben de öpüşmeyi sürdürerek kalçalarından yakalayıp banyodaki lavabonun üstüne taşıyıp oturttum.

Ona istediğini vermeye karar vermiştim. Yere diz çöküp külotunu bacaklarından aşağı sıyırdım Dilim klitorisini anında buldu ve yalamaya başladım. Bu durumda boşalması çok vakit almamış, müthiş bir orgazm yaşamıştı. Ona eve gittiğimizde bu muamelenin devamını daha detaylı yapacağımı söyledim. Sonra külotunu ceketimin cebine koyup Metin ile Hülyanın olduğu salona döndüm. Bana Suzan’ın durumunu sordular, bir şeyi yok dedim. Zaten ardımdan da yüzünde büyük bir memnuniyet gülümsemesiyle o da geldi.

Bir iki kadeh de orada içtikten sonra, Hülya kendini kötü hissetmeye başladı. Metin bizi eve bırakırken onu da kendi evine bırakacağı söyledi. Birlikte yola çıktık. Biz arabada beklerken Metin Hülyayı dairesine bırakıp döndü. Hayal kırıklığına uğradığı apaçık görünüyordu. Ona bu gece sikecek amcık yoktu.

Ardından bize devam ettik. Evimizin önüne geldiğimizde bu defa Suzan Metin’e son bir içki teklif güvenilir bahis etti. Metin asla içkiyi reddedecek biri değildi; kabul etti. Aslında benim durum da pek iyi değildi ama Metinle ne zamandır görüşmüyorduk, o içmeye devam edecekse ben de etmeliydim.

Salona girince eski günlerdeki gibi sesini kısıp televizyonu açtık ama bununla birlikte de cd-çalardan müzik açtık. Televizyonun ışığı yeterli olduğundan salonun ışıklarını da söndürdük. Zira parlak ışık bu ortamda bizi rahatsız ederdi. Suzan bize içki getirmek için içeri gitti.

Ortasında büyük bir sehpa olan iki tane kanepemiz vardır. Birine ben uzandım, televizyona yakın olan diğerine de Metin oturdu. Suzan biraz sonra elinde içkilerle gelip bize ikram etti ve ben kanepeyi tamamen işgal ettiğimden Metin’in yanına oturdu. İçkilerimizi içerken yarım saat kadar sohbet ettik. Çok geç olmuştu ve ben yavaş yavaş dalmaya başlamıştım ve nihayetinde sızdım kaldım.

Ne kadar uyuduğumu bilemiyorum ama biraz süre geçtiği belli oluyordu. Uyandığım da karımı arkadaşım Metin’e iyice yaklaşmış sohbet ederken buldum. Çok sessiz sohbet ediyorlardı. Ben de uyandığımı onlara hissettirmeden dinlemeye karar verdim. Metin karıma çok hoş bir kadın olduğumu, ona sahip olduğum için benim çok şanslı bir erkek olduğumu söylüyordu. Karım gözlerini arkadaşımın gözlerini içine dikmiş, dili dolaşarak ona teşekkür ediyordu. Metin elinin birini karımın arkasına kanepenin arkalığının üstüne koydu ve ona onun görüntüsü ve güzelliği ile ilgili iltifatlar yapmaya devam etti.

Karım ilk aşkından iltifat alan liseli kızlar gibi neşe dolmuştu. Adamın yakışlılığına kendini kaptırmış görünüyordu. Karım da onun iltifatlarına kendisinin de çok seksi olduğunu söyleyerek karşılık verdi. Bunun üzerine Metin kanepenin üzerindeki kolunu karımın omuzlarına indirerek karımı kendine doğru çekti ve dudaklarından öptü. Suzan önce durakladı tereddüt etti ama ardından yavaşça onun öpücüğüne karşılık verdi. Sonra Metin’in elini tutup göğüslerini üzerine koydu ve ateşli bir şekilde öpmeye başladı.

Sonunda nefes almak için ara verdiler, ardında karım kendini adama doğru bastırdı ve öpüşmeye devam ettiler. Ortamın ateşine dayanamamıştı karım. Bir süre sonra Metin diğer elini de karımın omzuna koydu. Ardından elini yavaş yavaş karımın göğüslerine doğru indirerek memelerini etrafını dairesel şekilde okşamaya başladı. Karım adamı engellemek için hiç hareket etmediği gibi yavaş yavaş inlemeye de başlamıştı.

Bu sevişme başlamadan onlarlı durdurmalıydım. Ancak hiçbir şey yapmadan onları izleminin bana heyecan verdiği fark ettim birden. Sikim hiç olmadığı kadar taş gibi sertleşmişti. Karımın ne kadar ileri gidebileceğini, arkadaşım karıma ne kadar ney yapabileceğini merak ediyordum. Kısılı gözlerimin arasından, Metinin bir elinin aşağıya kayıp, bacaklarına indiğini görürken, karımın bir lise öğrencisi gibi heyecanlandığını fark ediyordum.Aşağıya inen elin karımın kucağına kadar geldiğini ve hemen bacaklarının arasına keşfe çıktığını gördüm. Suzan hala onu durdurmak için bir şey yapmıyordu.

Metin hedefine ulaşana kadar, okşamalarını sürdürdü. Karımın elbisesi beyaz külotu görünecek şekilde yukarı toplanmıştı ama birden külotunu çıkarıp cebime koyduğumu ve karımın elbisesinin içinde tamamen çıplak olduğunu hatırladım. Suzan onun okşamalarına uyum sağlamak için yavaşça bacaklarını ayırınca Metin de kolayca çıplak amına ulaşmıştı. Demek alkol benimle olmadığı zamanda da karımda aynı etkiyi yapıyormuş. Metin külot giymediğini anlayınca gözlerini şaşkınlıkla açmış, sürprize sevinmişti.

Bu yakınlaşmadan birkaç dakika sonra karım Suzan elini aşağıya doğru itip bacak arasındaki adamın ellerini iterek “bunu yapmamalıyız. Ben… ben evliyim…” dedi. Metin yanıt vermek yerine dudaklarını yeniden karımın dudaklarına bastırarak ateşli bir şekilde öpmeye başladı. Bunun üzerine karım gözlerini yumup dili bir yılan gibi adamın ağzına soktu. Ben tam artık her şey biter derken Metin hiç tahmin etmediğim bir şey yaptı; Yavaşça pantolonunun fermuarını açınca yarı sertleşmiş kocaman siki sıçrayıp dışarı fırladı. O aleti daha önce gördüğüm zamandan biraz daha büyük görünüyordu.

Suzan öpüşmeye konsantre olduğundan onu henüz görmemişti. Metin yeniden elini karımın bacakları arasına sokup amına doğru kaydırırken, Suzan bir kez daha elini uzatıp ona engel olmaya çalıştı. Metin hemen karımın minik elini yakalayıp erkekliğinin üzerine doğru çekti. Suzan’ın eli koca alete dokununca, panikle hemen geri çekti ve upuzun sallanan sike gözlerini dikip şaşkın şaşkın bakmaya başladı. Önünde gerçekleşen bu durum, karımın isteksizliğini tamamen yok etmişti. Bakışlarından bu yarı sert tek gözlü kobradan büyülendiği açıkça belli oluyordu.

Karım Suzan “bu ne oofff… bu kadar büyüğünü hiç görmedim..” diye mırıldandı.

Metin “dokun, bak bakalım daha ne kadar büyüteceksin onu..” diye cesaretlendirmeye çalıştı karımı.

Suzan adamın organına bakmaya devam ederek “bunu yapmamalıyız, lütfen onu içeri sok” dedi. Ancak ses tonunda hiç de kararlılık yoktu.

Metin karımı “beni öyle bir azdırdın ki, bütün gece gözlerimi senden alamadım…” diye ikna etmeye çalışıyordu.

Suzan, gözleri hala koca sike kilitlenmiş, hızla soluk alarak “gerçekten durmalıyız, daha ileri gidemeyiz…” diyordu.

Metin elini sikene götürüp sıvazlamaya başladı, sikin başı iyice kabarmıştı “durmak zorunda değiliz..” diye onu sıkıştırmayı sürdürdü.

Karım tereddüt ederek “bilemiyorum… ya o ne olacak?” diye sordu kanepede uzanan bendenizi çenesiyle göstererek.

Metin “dut gibi sarhoş o, eğer böyle sessiz olmaya devam edersek uyanacağını hiç sanmıyorum” dedi ikna etmeye çalışarak. “bir dokun bak nasıl büyücek? Eğer istemezsen seni zorlayacak değilim ama sadece bir dokun” dedi kandırmaya çalışarak.

Suzan “yapmamalıyız…” dedi kekeleyerek. Adeta transa geçmişti. Etkileyici aletine baktıkça iradesi zayıflıyordu Suzan’ın

Suzan uzun süre kendini ikna etmeye çalışarak adamın sikine gözü takılı kaldı. Benim uyanıp onları yakalamayacağını umarak Metin’in istediğini yapmak istiyordu. Gözünü muhteşem aletten alamıyordu. Bütün gece çok içmiş, alkol onu azdırmıştı ve eminim ki banyoda yaşadığımız olayın tahriki de hala devam ediyordu.

“İnsanın başına ne gelirse meraktanmış” deyip adamın göğsüne yasladı ve minik elini yavaşça koca alete doğru uzattı. Yavaş yavaş parlak başını okşamaya başlayınca adamın sikini başı titredi. Sonra elini aşağıya kaydırıp sikin iri başının altında gövdesini kavradı. Eli koca sikin üstünde o kadar ince görünüyordu ki anlatamam. Parmakları ancak sikin gövdesinin yarısına kadar kavraya bilmişti. Ama yine de yavaş yavaş siki aşağı yukarı sıvazlamaya başladı.

Suzan “ne kadar büyür?” diye fısıldadı.

“Bunu yapmaya devam et görürsün…” dedi Metin.

Ben bu aletin daha fazla büyüyüp daha fazla sertleşeceğini hiç sanmıyordu ama karımın çabaları onu büyütmeye başlamıştı bile. Bu sırada Suzan adamın siki sıvazlarken o da uzanıp eteğinin altından çıplak amını okşamaya başladı. Suzan bu defa itiraz etmedi. Adam amı parmaklarken, kılları ve dudakları iyice görünmeye başlamıştı. Adam orta parmağını karımın amına sokunca, karım adamı yeniden öpmeye başladı. Metin ikinci parmağını da amının deliğine sokunca Suzan daha rahat hareket etsin diye bacaklarını iyice ayırdı.

Metin amın içine soktuğu koca parmaklarıyla karımı çıldırtıyordu. Metin geri çekilip elini sulu amından çıkarmasaydı, Suzan orgazm olacaktı neredeyse. Metin öpüşmeyi kesip, amının ne kadar güzel ve sıcak olduğu konusunda ona övgüler düzdü ve sonra amından yeni çıkardığı parmaklarını ağzına götürüp yaladı. Suzan’a “tadı da en az kendisi kadar harika “ dedi. Sonra dönüp “çok fena arzuluyorum seni” dedi. Adamın bu adeta sözleri karımın arzularını kırbaçlamıştı. Şehvetle yanmaya başlamıştı. Yüzü al al olmuştu. Eğer Metin biraz daha bir şeyler yapmazsa Suzan istediğini yapması için ona yalvaracak gibi geliyordu bana.

Suzan elinde tuttuğu koca sike bakıyordu. Yeniden adamın göğsüne yatıp heyecanla siki sıvazlamaya başladı. Büyülenmiş gibiydi ve tatlı yüzüne şehvet yerleşmişti. Alet en az 25-26 santim vardı. Sanki ilk gördüğümden daha büyük görünüyordu türkçe bahis gözüme. Suzan bu koca aletin çok etkilenmiş görünüyordu.

Metin sol elini karımın saçlarının arasına sokup, bastıra bastıra okşamaya başladı ki; aslında karımın yapmak istediği şey için onu yönlendiriyordu. Zaten aynen düşündüğüm gibi, biraz sonra teşvik edici bir şekilde karımın başını koca sikinin başına doğru bastırdı. Karımın tatlı dudaklarının onu sikinin başını kavraması olasılığı Metine heyecanlandırdığı açıkça görülüyordu. Anlaşılacağı üzere karımın başı yavaşça tam hedefe, okşamayı sürdürdüğü sikin başına doğru yaklaştı. Dudakları, deliğinden kayganlaştırıcı sıvı çıkan sikin başına sadece 2 santim kadar uzaktaydı. Suzan inlemeye başlamıştı. Pembe dudakları arasından uzanan dili siki başındaki bu damlacıklara doğru yöneldi.

Metin bunu, onu beslemenin vaktinin geldiği işareti olarak algıladı. Karımın düşündüğüm şeyi yapacağını ve bu noktaya gelebileceğini sanmıyordum. Tamamen kontrolünü kaybetmişti. Metin karımın başını arkadan kavrayıp, dudaklarını sikinin başını tamamen içine alacak şekilde nazikçe aşağıya doğru bastırdı. Ancak Suzan’ın dudakları parıldayan sikin başını öpmek için duraklamıştı. Yeniden, titreyerek inlemeye başlamıştı. Daha ona hiç kimse dokunmadan bir orgazm yaşamaya başlamıştı. Adamın sikinin başını öpmek bile onu orgazm etmeye yeterli olmuştu. Metin alaycı ve küçümser bir gülümsemeyle yattığım yerde bana baktı. Siki karımın ağzındaydı ve sadece iki metre ötede aynı odadaydık. Karımı bu pozisyonda izlerken bu kadar heyecanlanıp tahrik olacağım asla aklımın ucundan bile geçmezdi.

Suzan öpücükler kondurarak sikin gövdesinden aşağıya doğru kayıp taşaklarına kadar ulaştı. Elleriyle onları yukarı kaldırıp öptü. Sonra yumurtaları nazikçe ağzına alıp emdi. Suzan’ı daha önce böyle yaparken hiç görmemiştim. Benimle sevişirken hiç böyle bir coşku gösterdiğine şahit olmamıştım. Taşakları öyle öpüp, emip ve yalıyordu ki, adeta onları yutacak gibi görünüyordu.

Sonra yeniden aşağıdan yukarıya doğru dudaklarını kaydırarak sikin başına kadar geldi ve kafasının kenarını diliyle yaladı. Bu aradan yeniden ortaya çıkan kayganlaştırıcı sıvıyı da yalayıp yutmuştu. Karım bunu yapınca, Metin de kıvranıp hafiften inlemeye başlamıştı. Çevik ve hızla çalışan diliyle adamın sikini yukarı aşağı adeta yıkıyordu. Sonra koca sikin şişmiş başının her yerini diliyle defalarca yalıyordu. Bu hareket Metin’in bir kez daha titremesine neden olmuştu. Adam sikini karımın ağzına sokmak için sabırsızlanıyordu.

Sonunda karım Suzan iyice sertleşmiş aleti kökünden kavrayıp, ağzının içine almaya başladı. Metin sonunda gayesine ulaşmıştı. Karım Suzan şimdi ağzında patlatacaktı onu. Metin gözlerini kapadı başını arkaya attı. Kalçaları istemsizce yukarı doğru sıçramaya sarsılmaya başladı. Suzan yavaş yavaş siki ağzının içine doğru çekiyordu. Yavaş yavaş gırtlağına doğru inen siki profesyonel bir fahişe gibi emiyordu.

Sikin, benim tahmin ettiğimden daha fazlasını ağzına sığdırması beni gerçekten şaşırtmıştı. Sikin hemen hemen yarısı ağzında kaybolmuştu. Sonra birazını daha ağzının içine çekti. Sanırım gırtlağına kadar gitmişti ama hiç öğürmedi. Acaba Suzan bunu nereden öğrenmişti. Odamın koca siki onu çok azdırmıştı. Bu bir doğaçlama öğrenme miydi yoksa?

Suzan, adamın aleti hala ağzında olduğu halde dizleri üzerine kayıp, Metin’in bacakları arasına yerleşti. Şehvetli bakışlarını adamın gözlerine dikti. Cidden adama vermeye hazırdı. Bu koca aletin üzerinde çalışmaya kararlıydı. Sik yalamaya can atan bir kadın olmuştu. İnanamıyordum. Karım gözlerimin önünde en yakın arkadaşıma saksafon çekiyordu.

Metin, ellerini karımın saçları arasına sokup, tükürüğünden ıslanmış sikinin üzerinde hareket etmesine yardım ediyordu. Koca siki karım tarafından ağzına alınıp emilen arkadaşımın yüzündeki coşku ve hazzı görebiliyordum. Karım ise kendinden geçmiş ve her şeyi umursamaz bir halde hem elleri ile gövdesini sıvazlayıp hem de aynı anda ağzında emiyordu arkadaşımın sikini. Suzan aniden, siki üst üste ağzına sokup çıkarmaya devam ederken yavaş yavaş inlemeye de başlamıştı.

Metin arkaya yaslanıp gözlerini yumdu. Siki emerken, Suzan’ın kalçaları arada sırada titriyor, ürperiyor üst üste orgazmlar yaşıyordu. Metin ise eli hala karımın saçları arasında onun başının ritmine göre aşağı yukarı bastırıyordu.

Koca sikin, karımın ağzından dışarı tamamen çıkmasını görmeyi bekliyordum. Her an patlayacaktı sanki. Ancak metin çok deneyimli olmalıydı ki patlamadan kendisini bu kadar tutabiliyordu. Karım yaklaşık on dakikadan beri nefes bile almadan sikinin üzerinde çalışıyor bana mısın demiyordu. Ben bunu yarısı kadar bile dayanamazdım.

Karımın işi sonunda bitmeye başlıyordu. Metin beni uyandırmamaya gayret ederek nerdeyse nefes alır gibi inlemeye başladı. Karımın uzun saçlarını ellerine dolayıp sikini ağzının içinde daha derine doğru bastırmaya başladı. Karımsa sadece koca sikin başı ağzının içinde kalacak şekilde kendini geriye doğru çekti. Sikin başını hızlı hızlı dillemeye başladı. Metin kontrolü kaybetmişti. Yüksek sele “ ooohhhhhh” diye bağırdı ve spermlerini karımın ağzına pompalamaya başladı.

Suzan bana spermin tadını sevmediğini söylediğinden beri, oral seks sırasından tam boşalırken kendimi geri çekip ağzının içine akıtmadım hiç. Şimdi gene beni şaşırtmıştı karım. Zira Metin’in bütün spermleri büyük bir açgözlülükle yutuyordu. Yuttuğu bütün bu spermlerden aldığı protein nedeniyle yarın sabah kahvaltıya ihtiyaç duymayacaktı (!)

Hala kocaman olan sikin içindeki bütün spermler boşalana kadar Suzan tembel bir şekilde siki sıvazlamaya, yalamaya ve emmeye devam etti. Metin gülümseyerek, hala umursamaz şekilde sikini okşayan karıma baktı. Suzan adamın sikine aşık olmuştu. Benimse sikim taş gibi sertleşmiş, boşalıp onlara yakalanmamak için taşaklarımla oynaya devam ediyordum. Sikim sızım sızım sızlıyordu.

Suzan memnun ve mutlu bir şekilde Metin’e bakıp “Muhteşemdi, daha önce hiç böyle hissetmemiştim. İlk defa bana dokunulmadan boşaldım. Gitmeden önce bunu içime almak istiyorum” dedi. Ve uzun sikin üzerinde yeniden sertleştirmek üzere çalışmaya başladı. Duyduklarıma inanamıyordum. Karım emerek adamı iliğini boşaltmıştı, şimdi de onunla sikişmek istiyordu. Ancak karımın minik daracık amının bu koca aleti alabileceğine inanmıyordum.

Metin “Oooo sen böyle tembel davranırsan bu biraz zaman alacak…” diye azarladı. Siki karımın onu boşaltmış olmasına rağmen benimkinin en az üç katıydı. Karımın itinalı bakımıyla yeniden büyümeye başlamıştı bile.

Metin, “daha sesiz bir yere gitmemiz gerek, çünkü ben seni sikerken senin sessiz durman mümkün olmayacak…” dedi karıma. Suzan kafasını sikten kaldırım onu onayladı ve arkada bir misafir odası olduğunu, söyledi. Sonra hemen kalkıp adamın elinden tutup doğru arka taraftaki odaya doğru götürdü ve odaya girip rahat etmesini, kendisinin banyoya girip biraz tazeleneceğini söyledi. Ardından banyodan su sesleri geldi. Duşunu bitirince salona dönüp uyanıp uyanmayacağımı kontrol etmek için beni biraz sarstı.

Tabi ki uyanmadım. Çok derin uyuyormuş gibi mırıldandım. Sahte uykuma devam ettim. Uyuduğumu teyit edince hızla adamın beklediği odaya döndü. Dönerken, kendi seslerini bastırmak için CD çaların sesini biraz daha açmıştı. Adama hemen geleceğim dediği için acele ediyordu. Karımın üzerinde bornozu vardı. İnanamıyordum, benim tatlı karım gözlerimin önünde en yakın arkadaşıma saksafon çekmişti ve biraz sonra da ben evdeyken onunla sikişecekti. Metinin karıma sahip olmayı istemesinin nedenini kesinlikle anlıyordum, Suzan bir hazine erkekler için bir ödüldü. Sikim az sonra olacakların beklentisiyle sızlamaya başlamıştı.

Odada misafirler için büyük bir yatak ve çekyat vardı. yatağın karşısında duvarı tamamen kaplayan dekoratif bir ayna asılıydı. Bunun dışında küçük bir televizyon ve birkaç parça küçük mobilya vardı. Koridordan baktığında duvardaki aynadan yatakta neler olup bittiğini tamamen görebilirdin.

Karımın odaya girip yerleşmesi ve benim kalktığımı duymaması için biraz bekledim. Koridorun ucuna gelince, aynen düşündüğüm gibi yatakta olmadıklarını fark güvenilir bahis siteleri ettim. Metin kanepede çırılçıplak oturuyordu. Mutfak kapısının gölgesine çömelerek oturduğumdan beni görmesi imkansızdı. Üstelik hoş bir ortam hazırlamak için karım odayı mum yakarak aydınlatmıştı.

Mum ışığı benim onları yeterince görmemi sağlıyor, onların beni görmesini engelliyordu. Metin soyununca siki daha da büyümüş görünüyordu. Karım adamın önüne , üzerinde hala bornozu olduğu halde yarı kalkık koca siki izleyerek gözlerine bayram ettiriyordu. Derken bornozunun kemerini çözüp, omuzlarının minik bir hareketiyle aşağı yere kaymasına izin verdi. Metin sert kalçalı, incecik beli, iri ve biçimli göğüsleriyle minyon harika vücuda baktı ve gülümsedi. Suzan hala çırılçıplak dikiliyor ve sertleşmeye başlayan sike bakıyordu.

Metin elini karımın eline doğru uzatarak “harika bir vücudun var, bir melek gibisin” diye iltifatlar etti.

Karım Suzan adamın uzanan elini tutup bacaklarının arasına diz çöktü ve gözlerine bakarak sikini nazikçe sikini kavradı. Sonra kökünden başına kadar sikini yalamaya başladı. Sık sık sikin parlayan başının kenarlarını yalamak için ara vererek bu kökten uca yalama işini defalarca yaptı. Sikin başının etrafını her dilediğinde Metin inliyordu. Suzan adeta tapınır gibi yalıyordu bu siki. Karım yaladıkça sikin damarları bir saat gibi atıyordu. Suzan adamın gözlerinin içine gözlerini dikmiş, yaramaz bir çocuk bakışıyla bakıyordu. Koca sik iyice şişmişti. Karım bu sike aşık olmuştu. Artık onu geri kazanabilir miydim, bilmiyordum.

Sonra Suzan kalkıp yatağa oturdu. Metin’e işaret ederek yanına çağırdı. Metin karıma doğru hareket edince ben de onları seyredebilmek için daha uygun bir açıya geçtim. Metin karımın yanına oturup, tutkulu bir şekilde öptü. Karım sikinden elini çekemiyordu. Adeta ona kara sevdalanmıştı. Derken Metin karımı itip yatağa yatırdı ve dudaklarını biçimli iri memelerine doğru kaydırdı. Metin memeleri öpüp yalarken meme uçları da heyecandan dikleşmişleri. Suzan inledi.

Metin dudaklarını daha da aşağıya kaydırıp, göbeğine ve ardından amının kıllı tepesine geldi. Sonra karımın uzatmış olduğu bacaklarının arasına yerleşti ve uyluklarının iç tarafını öpüp yalamaya başladı. Amına dokunmayarak karımla dalga geçiyor, bu da karımı daha da heyecanlandırıyordu. Derken bu tutumundan hemen vazgeçip dili karımın deliğine ulaştı. Karım yeniden inleyip, adamın kafasını sıkıca tutup amının üzerinden gitmesin diye bastırdı. Karımın verdiği tepk**en, Metin’in am yalamayı iyi bildiği anlaşılıyordu. Diliyle klitorisini yalarken, parmağını da içeri sokmuş ileri geri hareket ettiriyordu. Bu işlem istenen etkiyi doğurmuştu. Derken önce iki ardından da üç parmağını iyice gevşeyip yumuşamış amına soktu. Suzan inliyor, kalçalarını yatağın üzerinde değirmen taşı gibi bir sağa bir sola çeviriyordu.

Ben de sonunda sikimi hücresinden dışarı çıkardım. Ona dokunmaya korkuyordum, zira değer değmez boşalacaktım. Suzan yatakta, inliyor, hızlı hızlı soluyor ve gittikçe çıldırıyordu. Sanırım en az beş kez orgazma ulaştırmıştı karımı. Sonunda elini çekip, karımı, sikini ağzına sokabilecek pozisyona getirdi.

Metin sikini karımın ağzına doğru uzatırken “Yala, em, iyice ıslat, senin için en iyi durumda olmasını istiyorum” dedi.

Suzan onu ikiletmeden, koca siki şapırdatarak ağzına aldı. Biraz sonra siki ağzından çıkarıp, yılan gibi karımın ayrık bacaklarının arasına geçti. Sikini iyice kabarmış amının kıllarının üzerine dayadı. Metin dileri üzerine çökünce, Suzan da bacaklarını ayırarak karnına doğru çekti. Am memnun edici aletini tutup karımın ıslak amına yukarı aşağı sürttü. Bu durumu, seyretmekten başka bir şey gelmiyordu elimden. Bu izlediğim en muhteşem porno filmden bile daha seksi bir durumdu.

Karım “l yavaş sok…” dedi koca sikin acıtacağını düşünerek.

Metin “yavaş olacağım ve bu çok hoşuna gidecek” diye yanıtladı.

Suzan “aman Allahım!…oooff çok büyük!… içimi tamamen dolduruyorsun… “ diye inledi.

Metin, “daha yarısı girdi… Hepsini sokana kadar bekle hele…” diye karşılık verdi.

Sonra karımın daracık amına koca sikini yerleştirmek için ufak darbelerle açmaya başladı. Ben karımın o koca sikin hepsini içine alabileceğini pek sanmıyordum ama Metin hala sokmaya, daracık amını doldurmaya devam ediyordu. Sonunda taşakları karımın göt deliğine kadar geldi. Adam dev gibi sikiyle karımın amını tamamen doldurmuştu. Karım bundan çok hoşlanmıştı.

Sik amı tamamen doldurunca biraz bekledi ve sonra kısa ve yavaş vuruşlarla karımı sikmeye başladı. Suzan, Metin’in koca siki ıslak amının içinde ileri geri gittikçe, hızlı hızlı soluyor, inliyor, arada bir nefesi kesiliyor, sonra yeniden inliyordu. Metin hızını ve sokuş uzunluğunu artırdıkça Suzan’ın götü büzüşüyor, kalçaları kıvranıyordu. Ellerini adamın kalçalarına yerleştirmiş daha hızlı sikmesi için teşvik ediyordu.

sanırım yarım saat kadar karımı sikti. Karım soluk soluğa “ inanamıyorum, beni öyle güzel sikiyorsun ki… Bunu sonsuza kadar yapabilirim… hiç bitmesin… Ohhhhh!” çok güzel diye inliyordu.

Bunu duyunca Metin, karımın daracık amına boşalmaya başladı. Hareketleri düzensizleşti ve sikini karımın amının mümkün olan en derin yerine kadar bastırıp sıcak spermleriyle rahmini dolduruyordu. Suzan da bacaklarını adamın beline sıkıca sarmış kendine bastırıyor ve adamla aynı anda orgazm yaşıyordu. Karım kaçıncı kez boşalıyordu artık sayamıyordum. Metin titreme ve sarsıntılarını sürdürerek tamamen boşladı ve sonra kendini karımın üzerine boş bir çuval gibi bıraktı. Suzan ona tutkulu bir öpücük vermeye başlayınca adam da aynı tutkuyla onu yanıtladı. Uzun o şekilde kaldılar. Koca aleti hala karımın amın içindeydi ve bir göbek bağı gibi ikisini birbirine bağlıyordu. Bir süre sonra karım adamı üzerinden iterek yanına sırtüstü yatırdı. Bu hareketi yapınca Metin’in siki, sperm ve amcık suyu karışımının damladığı amından çıktı Amının dudakları şişmiş, deliği ise hala koca sikin kalınlığı kadar açıktı. Suzan hemen doğrulup yeniden adamın sikine sarılıp ağzına aldı.

Murat sırıtarak “ne yapıyorsun, bu yaptığınla ne olacak sanıyorsun?” dedi

Karım Suzan “ayrılmadan önce bir kaz daha sikeceksin beni…” dedi biraz mahcup biraz buyurgan bir ses tonuyla.

Sonra “sikine aşık oldum, neredeyse son yarım saatten beri sürekli orgazm oldum ve ben yeniden istiyorum” diye devam etti.

Metin “Sürtük seni… eğer o sihirli ağzını sikimin üzerinde kullanırsan bir kez daha sikebilirim seni. Sen dünyanın en iyi saksofon çalan kadınısın!” dedi.

Bu söylenenler karımın kulağına müzik gibi gelmişti sanırım. Zira daha önce hiç görmediğim bir kudurmuşlukla adamın sikinin üzerinde çalışmaya başlamıştı bile. Zaten biraz sonrada dev sik iyice sertleşmiş ve karımın kullanımına hazır hale gelmişti bile. Emekleyerek adamın üstüne çıktı ve kendini koca organın üzerine yerleştirdi. Yavaş ama tek bir hareketle koca sikin üzerine oturup hepsini amının içine aldı. Metin memelerini yakalayıp okşamaya başladığında karım da koca sikin üzerinde yavaş yavaş zıplamaya başlamıştı. Benimle seks yaparken de üste çıktığında aynen böyle sikişiyordu ama bu defa sik onun amının daha derinliklerine kadar ulaşıyordu. Karım şimdi adeta bir zevk dalgası üzerinde yüzüyordu. Bir orgazm bitiyor diğeri başlıyordu. Sonra sikin başı ile birkaç okşayışın ardından içine girmeye başladı. Sabır ve sebatla işini görüyordu. Yavaşça sokuyor, sonra gene yavaşça geri çekiyordu. Her sokuşunda biraz daha hızlanıyor ve biraz daha derine giriyordu. Suzan gittikçe çıldırıyor, onun her sokuşunda daha da derine girsin diye kalçalarını yukarıya, adama doğru kaldırıyordu.Yaklaşık on dakika sonra adam bir kez daha boşaldı. Karım adamın içinden çıkmasına izin vermeden bir süre üzerine yattı.

Metin az sonra onu üzerinden kaldırarak, eve gitmesi gerektiğini söyledi. Karıma dönüp “muhteşem sevişiyorsun” dedi, karım da “sen de” diye karşılık verdi.

Ben hemen salona geçip kanepedeki yerimi aldım ve son gördüğü pozisyonda uyuma numarasına devam ettim. Adamı salondan geçirerek dış kapıya kadar uğurladı ve kapıda tutkulu ve ıslak bir öpücük verdi.

karım “gene görüşeceğiz..” dedi

Metin “kesinlikle diye sırıtarak karşılık verdi.

Suzan yanıma gelip üzerime bir battaniye örttü. Sonra banyoya gidip yıkanmaya başladı. Suyun sesini dinlerken ben de sikime ilk dokunuşta boşaldım.

Bundan sonra arkadaşımı daha çok göreceğim ve sanırım karım da..

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Yorum yapın